13 03 2011

ŞANLIURFA’DA GENÇ OLMAK

  Evet başta söylemek gerekirse Şanlıurfa da büyümüş , Üniversiteye kadar Şanlıurfa’da okumuş ve Üniversite hariç gençlik yıllarını da Şanlıurfa da  geçirmiş birisi olarak bu yazıyı yazmaya karar verdim.Yıllardan beri gördüğüm yanlışları aktarmak istedim.       Bizler yıllarca Töre,Aşiret gibi kavramların baskın olduğu bir ortamda büyüdük.Etrafımız gelenek ve görenek duvarları ile sarılı olarak büyüdük.Aramızda gelenek görenekleri savunan çıkacaktır.Başta şunu söyleyeyim gelenek görenek duvarı sözlerini kulanırken toplumda kimi zaman sanki dinden gelmiş gibi gösterilmeye çalışılan fakat aslında din ile ilgisi olmayan ancak cahiliye dönemlerinden kalan adetleri eleştiriyorum.      Bu eleştirdiğim geleneklere tek bir örnek bile bana hak vermenize yeter.Evet bir baba çocuğunu babasının yanında sevemiyor.Onu gönlünce okşayamıyor.Sevgisini ,şefkatini gösteremiyor.Neymiş ? babaya saygısızlıkmış! Böyle bir gelenek ancak cahiliye döneminden gelmiş olabilir.Hz.Peygamber çocuklarını sevmedimi ?,okşamadımı ? onlara lisanı haliyle sevgisini göstermedi mi ?Bu yanlış gelenekten dolayı çocuklar tamamen baba sevgisinden ve şefkatinden uzak yetişmiştir.        Baba sevgisinden yoksun büyüyen çocuk her zaman ruhunda bir eksiklik hissedecektir.Bu eksiklik çocuğu özgüvenden yoksun silik bir kişilik kazandırır.Bir de üstüne geleneklerin baskısı  eklenince çocuk kendisini tamamen ailede adam yerine konmayan, yanlış yaptığında alaya alınan, duygularını rahatça ifade etmesine izin verilmeyen,kendisini baskı altında,ürkeklik, korku ve yanlış yapma ve işlerin ters gideceği endişes... Devamı